Menü

Burada çalışıyorum ...

Devam edin

İçerikler seçtiğiniz sektöre göre güncellendi

Aşurenin Anlamı Nedir?

Aşurenin Anlamı Nedir?

Aşurenin ne olduğunu duymamış olman imkansız ancak olur da yabancı misafirlerin aşure ne demek diye sorarsa “Buğday, fasulye, nohut, kayısı, incir gibi bakliyatların ve yemişlerin birlikte kaynatılması sonucu elde edilen tatlı” şeklinde tanımlayabilirsin. Peki, aşure zamanı ne zamandır diye sorarsan eğer, diğer tatlılar gibi canın ne zaman isterse yaptığın bir tatlı olmadığını söylemek gerek. Aşure, Hicri takvime göre Muharrem ayının 10. gününden itibaren yapılır ve 1 ay boyunca devam eder. Ayrıca Muharrem ayında pişirildiği için bu aya aşure ayı da denir.  

Sadece İslam’da değil, Hristiyanlıkta ve Musevilikte de kendisine yer bulan aşure, belki de dünya üzerinde yüzyıllardır yapılan ve bu kadar geniş coğrafyalara yayılmayı başarabilmiş tek yiyecek. Buğdayın ilk çıktığı yer Anadolu toprakları olduğu için aşurenin de temel malzemesinin buğday olması bir tesadüf değil. Mezopotamya’dan çıkıp tüm dünyaya yayıldığı düşünülen buğday, aşurede de kendine yer bulmuş. Aşure de tıpkı buğday gibi tüm dünyaya Mezopotamya’dan yayılmıştır. 

Gel şefim, şimdi de Mezopotamya’dan tüm dünyaya yayılan aşurenin kelime anlamına bakalım. Aşure kelimesinin kökeni Arapça’dan gelir. Arapça’da “10” manasına gelen “aşara” kelimesinden türeyen aşure kelimesinin Sami diller arasında ortak olduğu düşünülür. Musevilik inancında “Büyük Kefaret Günü” için de aynı kelime kullanılır. Ermeniler 6 Ocak’ta “anuş-abur” yaparlarken Rumlar da aşurenin bir benzeri olan ve adına “koliva” dedikleri bir tatlı yapıp kilisenin kapısında dağıtır. Rumların kolivası, buğday, kuru üzüm ve bal içerir ve hazırlanan bu yemek, ortasına bir mum dikilerek mezarların başlarına da bırakılır. Gördüğün gibi şefim, aşure pek çok kültürde kutsal sayılan bir yiyecektir. 

 

Aşure Neden Yapılır, Hikayesi ve Tarihi Nedir? 

Aşure Neden Yapılır, Hikayesi ve Tarihi Nedir?

Aşureye dair her şeyin Hz. Nuh ile başladığı rivayet edilir. Hz. Nuh, Hz. İdris peygamberden sonra gönderilmiş olan peygamberdir. Farklı tarihlerden bahsedilse de tahmini olarak MÖ 3000 yıllarında Hz. Hun’un oğulları Sam, Ham ve Yasef, Hz. Nuh’un peygamberliğini kabul edip iman etmişler ancak diğer oğlu Kenan ve onu takip eden bir kavim bu peygamberliği kabul etmemiş. Bunun üzerine Hz. Nuh, Allah’a yalvarmış ve bir yol göstermesini istemiş. Allah, Hz. Nuh’a çok büyük bir gemi yapmasını, kendisine inanları bu gemiye almasını, dünyadaki tüm bitkilerden ve onların tohumlarından almasını ve ayrıca dünyadaki tüm hayvanlardan bir erkek bir dişi olacak şekilde, çift olarak almasını emreder. Hz. Nuh’a yardım etmesi için Cebrail de gelir ve devasa bir gemi inşa ederler. Allah’ın emri üzerine de gemiye inananlarla birlikte, hayvanlar ve bulunabilen tüm yiyecekler alınır. Gemiye herkes bindikten sonra büyük bir tufan kopar. Gökten durmadan yağmur yağmakta, yerler yarılıp sular fışkırmaktadır. Tüm dünyayı sular kaplar ve sadece gemiye binenler kurtulur. 

Suların çekilmesi aylar sürer. Bu süre zarfında gemiye aldıkları erzakları tüketirler ve son olarak bugün kabul edildiği yer olan, Cudi dağının zirvesine oturur Hz. Nuh’un gemisi. Takvimler o sırada Muharrem ayının 10. gününü göstermektedir. Gemide bulunan her malzeme kocaman bir kazanda kaynatılır ve bugün afiyetle yediğimiz ilk aşure böylece yapılmış olur. 

Aşure tarihi ve hikayesi nedeniyle bin yıllardır yapılan ve şifalı olduğuna inanılan kutsal bir yiyecek. Aşurenin şifalı olduğuna inanıldığı için pişirilen evlerde önce hasta ve çocuklara ikram edilir. Aşure verilen kap yıkanmadan geri iade edilir ki bereketi kaçmasın. Aşure ne kadar paylaşılıp dağıtılırsa o kadar bereketli olacağına inanıldığı için bolca pişirilir. Her ne kadar Muharrem ayının 10. günü yapılıyor da olsa, tüm ay boyunca aşure yapılır ve dağıtılır. 

İçinde birbirinden lezzetli bakliyatlar ve tatlı yemişler bulunduran aşure, herkesin elinden farklı olur. Senin elinden de şifalı ve çok lezzetli bir aşure çıkacağına eminiz şefim. Bu kadim ve kutsal kabul edilen yiyeceği senin de en güzel şekilde yapacağını biliyoruz. Dilersen sihirli ellerinden çıkan aşureyi menüne eklemek yerine Muharrem ayı boyunca gelen misafirlerinle paylaşabilir, hem aşurenin hem de restoranının bereketini artırabilirsin. Şimdiden eline sağlık şefim! 

 

 

Diğer konseptlerimizi incelemek için tıklayın.