Menü

Burada çalışıyorum ...

Devam edin

İçerikler seçtiğiniz sektöre göre güncellendi

Geleneksel Osmanlı Tatlıları Nelerdir?


Vazgeçilmez tatlımız baklava, Osmanlı tatlıları içerisinde en çok önem verilen tatlıydı. Baklava açmak üst seviye bir ustalık kabul edilir, işinde uzmanlaşmış baklava ustaları saygın bir unvan ve iyi bir gelir kazanırdı. Baklava hazırlanışı günümüzle neredeyse aynı olsa da içerisinde kullanılan malzemeler ve yemiş çeşitleri daha bol tutulurdu.

Osmanlı Saray Mutfağı'nda ve geleneksel olarak dönemin evlerinde yemek sonrası mutlaka tatlı yenirdi. Özellikle Ramazan zamanı gün boyu tokluk vermesi ve iftarları şenlendirmesi açısından en özel tatlılar hazırlanırdı. İftarda daha şerbetli, kızartmalı ve yoğun tarifler tercih edilirken sahur için sütlaç, muhallebi, elma tatlısı veya hoşaf tüketilirdi.

Osmanlı mutfağında tatlı çeşitleri genel olarak şu şekilde sıralanabilir;

  • Hamur işi tatlılar: Bunlar arasında lokmalar, baklavalar, kadayıflar ve kurabiyeler sayılabilir.
  • Helvalar: Kullanıldığı ana nişasta türüne ve iç harca eklenen malzemelere göre değişik çeşitleri bulunur.
  • Meyveli ve sütlü tatlılar: Aşure, tavuk göğsü, ayva tatlısı ve sütlaç bu tatlılar arasında en bilinenleridir.
  • Hoşaflar: Günümüzde klasik olarak yapılan kuru meyve hoşafların yanında birçok farklı malzemeden üretilebilir.

Carte D'or Yeni Buffet Serisi - Pandispanya 3 Kg

Pandispanya Toz Karışım Rulo pasta yapımına uygundur. Carte D'or Yeni Buffet Serisi - Pandispanya 3 Kg UFS güvencesiyle satın almak için hemen tıklayın!

Daha Fazlasını Görüntüle
76 229
₺76,18 Ürün Fiyatı

Az Bilinen Osmanlı Saray Mutfağı Tatlıları
 

1. Baklava tarifleri arasında gizli kalan meyveli bir tat: Kavun Baklavası

İçerisinde bulunan harcın farklılığıyla dikkat çeken bu tarif hem hafif hem de oldukça özel bir tat. Baklavanın çıtır çıtır lezzetine hayır diyemeyen fakat içerisindeki fıstık, ceviz, fındığın kalorisinden kaçmak isteyenleri Osmanlı Saray Tatlıları içerisinden az bilinen bu nefis meyveli tarife alalım!

 

Malzemeler:

  • 4 su bardağı un
  • 2 su bardağı soda
  • 225 gram eritilmiş tereyağı
  • 1,5 kg tatlı kavun içi
  • 300 gr toz şeker

Hazırlanışı:

Tepe haline getirdiğin unun ortasını açıp sodayı ve eritilmiş tereyağının yarısını koy. Önce hafifçe karıştır sonra güçlü bir şekilde yoğurarak baklava hamurunu hazırla. Hamuru 11 parçaya böl ve yuvarlayıp unla.

Bir taraftan ısınması için fırının ısısını 180°C olarak ayarla. Topakları teker teker oklavayla yufka inceliğinde aç. Yalnızca son topağı diğerlerine göre biraz daha kalın olarak aç. Tepsiyi yağlayıp incecik açtığın yufkaları sırasıyla üst üste diz.

Kavunu orta büyüklükte parçalar halinde yufkaların üzerine ekle ve biraz daha kalın olarak açtığın yufkayı en üste kapat. Kalan yarım bardak tereyağını da yeniden ısıtıp baklavanın üzerine gezdir. Baklavanı güzelce dilimledikten sonra fırına ver ve üzeri nar gibi kızarana kadar yaklaşık 30 dakika pişir.

Baklava fırından çıkınca son katman olarak üste eklediğin kalın yufkayı kaldırıp pişen kavunların üzerine toz şekerini serp. Şekerler eriyip baklava biraz daha ılık hale geldiğinde bu nefis tatlıyı servis edebilirsin. Lezzetini katlamak istersen servis ederken yanına bir top dondurma eklemeyi de ihmal etme. Afiyet olsun!


2. Adı kadar değerli bir lezzet: Elmasiye

Osmanlı kültüründe özenle hazırlanan yemek bir ihtiyaç olmanın ötesinde büyük bir ortak keyif olarak kabul edilirdi. Dönemin önde gelenleri ve seçkinlerinin buluştuğu özel davetlerde bazı Osmanlı saray tatlıları sofranın gözdesi haline gelmişti. Bunlardan bir tanesi olan elmasiye, gelenek halini alan davet tatlılarından biri olmuştur.


Malzemeler:

  • 5 adet yaprak jelatin
  • 200 gr toz şeker
  • 1250 ml su
  • 250 gr kaymak

Hazırlanışı:

İsmini cam gibi şeffaf görüntüsünden alan bu hoş tatlının hazırlanışı da son derece pratiktir. Öncelikle jelatinleri soğuk suda ıslatarak gevşetmelisin. Bu sırada şekeri su ile bir tencereye koyup şeker eriyinceye kadar karıştırarak kaynat. Su kaynamaya başladığında jelatinleri süzdürerek içerisine ekle ve iyice tüm parçaları homojen bir şekilde eriyene kadar karıştırmaya devam et. Jelatinler şurupla birleşince altını kapatıp kaselere doldur.

Biraz soğuyarak koyulaşmasını bekle ve daha sonra iyice katılaşması için buzdolabına koy. İyice soğuyup tamamen katılaşana kadar soğut. Servis etmek için dolaptan aldığın kaseleri kısa süre ılık suya oturtup ters çevirebilirsin. Bu güzel görüntülü tatlıyı kaymakla birlikte servis edebilirsin.

3. Sıra dışı bir tarif: Antep Fıstığı Hoşafı

Osmanlı mutfağında yemek sırasında su fazla tüketilmezdi. Bunun yerini meyveli ya da hafif aromalı hoşaflar ve şuruplar alırdı. Hoşafların şuruplardan farkı ise hazırlandıkları ürünün tanelerinin görünür bir şekilde içerisinde olmasıdır. Günümüzde genelde kuru meyveler kullanılarak yapılan hoşaflar Osmanlı döneminde farklı bitki ve yemişler kullanılarak da hazırlanırdı.

Malzemeler:

  • 400 gr haşlanıp zarları soyulmuş Antep fıstığı
  • 2 lt su
  • 300 gr toz şeker

Hazırlanışı:

Antep fıstıklarından kırılmış olanları seç. Bunları bir havana alıp üzerlerine bir parça su ekleyerek eriyene kadar döv. Suyla birlikte iyice eriyen fıstıkları bir kaba al. Şeker ve suyu kaynatarak şurup hazırla ve kenara aldığın fıstık sularını da içerisine ekle. En son olarak kalan bütün fıstıkları da tencereye koy ve yaklaşık olarak 15 dakika kadar kaynat. Kaynayan hoşafı ateşten alıp soğumaya bırak. İşte hepsi bu! Yemyeşil, iştah açan fıstık hoşafı hazır.


4. Şifa kaynağı bir içecek: Demirhindi Şerbeti

Osmanlı şerbeti tamamen bize özgü bir gelenek. Hoş aromaları ile geleneksel sofralara tat katan şerbet ve şuruplar şifa niyetine de tüketilebilir. 

Malzemeler:

  • 500 gr demirhindi
  • 2 lt su
  • 300 gr toz şeker

Hazırlanışı:

Daha önce hiç demirhindi hazırlamadıysan önce nasıl temizlemen gerektiğinden bahsedelim. Kabuklu dış yüzeyi kırarak açmalı ve içerisinde bulunan çekirdekleri çıkarmalısın. Zar gibi ince kılçıkları da üstünden almalısın. Temizlediğin demirhindileri derince bir kaba koy.

Bu sırada suyu bir taşım kaynat ve demirhindilerin üzerine dök. Şekerini de ekleyerek iyice karıştır. Dilersen demirhindileri bir süre sonra suyun içinden alabilir ya da daha yoğun bir aroma elde etmek istersen iyice ezip şerbete yedirdikten sonra tüm karışımı bir süzgeçten geçirerek de hazırlayabilirsin. Vitamin deposu şerbetini soğuduktan sonra bardaklara dökerek servis edebilirsin.


5. Keyifle içilen tatlı bir serinletici: Menekşe Şerbeti

Osmanlı mutfağında çiçekler de sıklıkla hoş görüntüleri ve kokuları nedeniyle tariflere eklenir, tatlı ve şerbetlerde kullanılırdı. İşte mor menekşeden hazırlanan bu Osmanlı şerbeti de dikkat çeken çiçekli tariflerden bir tanesi.

Malzemeler:

  • 500 gr mor menekşe yaprağı
  • 300 gr tozşeker
  • 2 lt su

Hazırlanışı:

Menekşeleri toz şeker ile birlikte şekere rengi çıkıncaya kadar havanda dövmelisin. Çiçeklerin rengi ve aroması şekerle birleştikten sonra karışımı ince bir elekten geçir. Bu sırada suyu kaynamaya bırakıp bir taşım kadar kaynatıp ateşten al. Menekşelerle hazırladığın toz karışımı suya ekleyip iyice karıştır. Soğumaya bıraktığın şerbeti dilersen dolaba koyabilirsin. İstenilen ısıya gelince bardaklara dök. Bardaklarını birer tane menekşe çiçeği ile süsleyebilirsin. Emin ol, bu muhteşem şerbeti bir kez deneyen bir daha isteyecek!

Diğer konseptlerimizi incelemek için tıklayın.